Gençliğin masum yüzünde saklı kalan kirli arzular fışkırıyordu. Odaya girdiğinde ışıklar hafifçe titrerken, o güzeller güzeli folloş kızın bakışları sapasağlam bir meydan okuma gibiydi; hem şehvetli hem de kontrolü tamamen elinde tutan bir hakimiyet sergiliyordu. Yumuşak dudakları kıpırdaklandı, hafifçe aralandı; nefesi keskin ve sıcak, üstü çıplak teni terden parlarken seda gibi yayılıyordu ortama. Dudağının kenarında beliren tatlı bir sırıtışla oraya buraya dalga dalga yayılan kokusu, adamın belini bükmeye yeterdi bile.
Elleriyle azıcık tişörtünü çekip göğüslerine doğru yol alırken, inatçı parmaklar küçük, sertleşmiş memelerini kavradı; her sıkışında karnına kadar elektrikler indiren ani bir uyarı gibiydi bu. Dudakları boynuna inerken hırıltılı sesler çıkardı; “Dayaman lazım bana,” diye fısıldadı neredeyse yalvarırcasına ama içinde sapkınca bir hazla doluydu o sözler. Adam geri kalmadı, hızlıca eteğini kaldırdı ve diz çöküp genç amcığının pürüzlü kıvrımlarını dilinin ucuyla keşfe başladı. İnatçı saksoyu yalamak yetmezmiş gibi, elleriyle sıkıca tırnaklarını geçiriyor, ısırıyor ve küçük amcığını büzüştürüyordu.
Yanaklarının kızarması, nefesinin derinleşmesi onun için daha da kan pompalattı içten içe. Sonra aniden geriye çekilip yatağa yatırdı onu, bacaklarını itekleyerek açmaya çalıştı. Gözlerini yumdu genç kızağın acemice araladığı amcığını sertçe dayadı içine. Sıkışan tenler birbirine yapışırken ilk kökleme odayı darmadağın eden bir müthişlik yarattı; bodrum katındaki bütün duvarların sarsıldığı o hırıltılı anlarda nefesler tek tek boğuluyordu.
Yavaş yavaş hızlandı hareketler; yukarı aşağı vurdukça genç hatun inlemelerle karşılık verdi. Amcığı iyice genişlemişti artık, her girip çıkmada derisi kabararak aslen sahip olduğu masumiyetin ne kadar delik deşik olduğunu gösteriyordu. Avuç içleri tüm vücudunu sımsıkı kavrayıp çekerken adamın sertliği en son zirvesine ulaştı ve boşalmadan önce genç bedenin içinde uzunca kaldı. Doğrudan suratına spreyini patlatırken gözleri doldu hazzından; çiçek gibi açılan amcığın ise az sonra yeniden şehvetle dolacağını biliyordu…











